ÖLÜM

   Ölüm kartı Kahramanın Yolculuğu’nun Yeraltı Dünyasına İniş aşamasının üçlü kart grubunun (Ölüm–Denge–Şeytan) birinci kartıdır.Veda anlamına gelir. Kurtulma, yeni gelene yol açma anlamında da yorumlanabilir. Bu son özlenen kurtarıcı sondur, artık bir şeyden kurtulmanın zamanı geldiğine işaret eder; sanılanın ve korkulanın aksine ölümü değil, ayrılığı simgeler.

Bütün Ölüm kartlarında bir iskelet görürüz. Bu iskeleti çürümüş bir cesetten artakalanlar olarak da görebiliriz, et ve deri değiştiren bir vücut olarak da değerlendirebiliriz. Eğer kartı ikinci seçenekte değerlendiriyorsak, o zaman bu kart bizi korkutmuyor, ya da korkuyoruz ama gene de ona bakıyoruz demektir ki, bu da yolculuğumuzda ilerleyebileceğimiz anlamına gelir. Dış dünyaya sergilediğimiz, özümüzü yansıtmayan kimliği üzerimizden atmaya yönelmişizdir. Şimdi Asılan’ın ipinin kopmasıyla baş aşağı dalmakta olduğumuz derinliklerde ilerledikçe eski vücudumuzu üzerimizden sıyırıp kendi özümüze uygun bir vücut bulmaya doğru ilerliyoruzdur. Ölüm ışığa ve yeni bir yaşama giden yolu açar bizim için. Yolda karanlıkla yüzleşmemiz, eski yaşamımızı, alışkanlıklarımızı, davranış kalıplarımızı bırakmanın korkusunun üstesinden gelmemiz ve onları bırakmayı kabullenmemiz gerekir. Elisabeth Kübler Ross’un ölümcül hastalarıyla olan görüşmelerinin ve çalışmalarının bir ürünü olan  “Ölüm Ve Ölmek Üzerine” isimli kitabıyla bilgi dağarcığımıza kazandırdığı ölümü, ölecek olmayı kabullenmenin beş aşamasını sembolik ölümüzde de yaşarız: inkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme. Elisabeth Kübler Ross bu kitabında “Tüm bu evrelerde genellikle direnen tek şey ümittir,” der. Onun hastaları yeni bir tedavi yöntemi ümit etmişlerdir, biz ise burada, sembolik ölümümüzde yeniden ışığa kavuşacağımızı ümit ederiz ve kararlılığımızı yitirmedikçe de ona ulaşırız.

 Ölüm kartının sayısal sembolizmine baktığımızda da, 13 sayısı genellikle korkulan ve uğursuz olarak kabul edilen bir sayı olmuştur. Bu durum antik çağdan beri böyle süregelmiştir. Bunun en bilinen sembollerinden biri Hıristiyan geleneğinde Son Yemek’te İsa ve havarilerinin on üç kişi oluşlarıdır. Makedon kralı Philip ise kendi heykelini on iki Olymposlu tanrının heykelleri ile aynı kaideye oturtturduktan kısa bir süre sonra suikaste kurban gitmiştir. 13’ün gökyüzünün, zamanın ve tamamlanmış dairenin bölümlerinin sayısı olan 12’yi bozduğuna inanılmıştır. Ancak bu sayı Maya, Aztek ve Meksika gibi kültürlerde kutsal ve uğurlu sayılmıştır. Ayrıca 12+1’li bir grup olarak bakıldığında da birçok inanış ve efsanede böyle bir grubun onüçüncü ferdi ya da unsuru en güçlü olanı simgelemiştir. Yani sembolizmde, 13 sayısından bir yandan 12’yi bozacak diye korkulurken, bir yandan da bu sayı 12’yi bir arada tutan sayı olarak kabul edilmiştir.Öyle görünüyor ki, aynı bizim yeniden doğabilmek için ölmemiz gerektiğini kabul etmekte zorlanışımız gibi sembolizm de 13sayısını kabul etmekte zorlanmış.

Ölüm kartı değişime teslim olmayı öğrendiğimiz aşama, yeniye yer açılabilmesi için eskiyi bırakmayı öğrendiğimiz noktadır. Bir kart açılımında Ölüm kartı çıkıp da soruyu soran kişinin yaşamında bir şeylerin aynı kalması mümkün değildir. Ya yaşam tarzında ya da düşünce tarzında ve tabii gene buna bağlı olarak yaşama bakış açısında ve dolaylı olarak yaşam kalıbında mutlaka bir değişiklik olacaktır. Kişi bunu gönüllü olarak gerçekleştiremezse yaşam onu zorlayacaktır ve mutlaka bir eski arkada bırakılacaktır. Eğer bu süreç farkındalıkla katedilecek olursa ölüm sürecinin asıl amacı olan dönüşüm sürecine doğru bir adım atılabilir.O nedenle burada değişime direnmemek ve onu kabullenmeyi öğrenmek önemlidir. Ve yaşamın bize yeni olarak daha iyisini sunacağına inanmamız gerekir.

Bizim için Ölüm, kelimenin çağrıştırdığı gibi vücudumuzun başına bir kereliğine gelip yaşamımızı sonlandıran bir şey değil, aslında yaşamımızda sürekli meydana gelen bir şeydir. İlk okula başladığımızda, okulumuzu değiştirdiğimizde, okuldan ayrıldığımızda, işimizi değiştirdiğimizde, bir ilişkiden ayrıldığımızda, evimizi değişitirdiğimizde, başka bir ülke ya da şehre taşındığımızda, evlendiğimizde ve bir aile kurduğumuzda da biz ölüm sürecini yaşarız. Çünkü bir konum ve koşul değişmiş, yeni bir konum ve koşul gelmiştir. Yeni bir konum ve kimlik edinmişizdir. Artık o eski biz değilizdir.Ölüm’e böyle bakacak olursak belki kartlar eşliğinde değişim yolculuğuna çıkmak bize daha az ürkütücü gelebilir. Belki böylece ölmeyi ve onun uzantısı olarak kendimizi bulmayı başarabiliriz.

Siyah bir zırh giymiş olan Azrail, beyaz atın üstünde yerde yatan bir kralın yanından geçip gitmekte. Kralların bile kaçınılmaz sonu olan Ölüm, veda anlamına gelir. Ölümün at üstünde duran iskelet halinde resmedilmesi, insanoğlunun fiziksel ölümlü olduğunu betimler. Karttaki beyaz at bedensel isteklerimizi anlatırken, ölümün elinde tuttuğu siyah bayraktaki beyaz gül yaşamı simgeler. Gül tümüyle açılmıştır. Güneşin doğması yeni bir günün geldiğinin, nehrin sert akışı ise kendi gelişimimizin bir değişime, yeniden doğuşa doğru gittiğinin işaretidir. Bu kartın içeriği, fiziksel ölüm değildir, eski benliğin yok olup, yenisinin ortaya çıkışı anlatılır. Ölüm eski fikirlerin gidip, yenilerinin gelmesini sağlar. Eskiye ait düşünceler, kavramlar yenilenecektir. Aynı zamanda ölüm zamansız ayrılıkların da bir göstergesidir. Akrep burcu tarafından yönetilen Ölüm kartı, cinsel tutkuların da yöneticisi sayılır. Bu kart kaçınılmaz değişimlere ve değişken yapıdaki insanlara işaret eder.

Yaşadıklarınızı zihninizden sildiniz, silmenin verdiği acıyı ne yazık ki hala yaşıyorsunuz. Kendinize yeni bir yol seçmek istiyorsunuz. Ancak yaşadıklarınızı unutmak için kendinize biraz zaman tanıyın. Kendinizle hesaplaşma dönemi kolay bir dönem değildir. Bundan sonra ayrılışın net ve olumlu bir şekilde sona ermesi için neler yapmanız gerektiğini düşünmelisiniz. Çünkü geleceğe olan bakış açınız berrak olmalı ancak böyle kolay geçiş yapabilirsiniz. İlişkilerde ise oturup partnerinizle konuşmanız gerekebilir. Bu onunda bu ayrılığı kabul etmesinde önemli bir adım atmasında yardımcı olacaktır.

Düz  Önlenemeyen büyük bir değişim. Kişinin ruhsal dünyasında yeni bir dönem. Eski fikirlerin değerini yitirmesi, yeni düşüncelerin hakimiyeti. Bir ilişkinin bitmesi, boşanma. Hastalık , ölüm, kayıp. Terk edilmek. Ölüm, değişim son,Yok oluş ve şekil değiştirme. Yıkım ve yenilgi ile başlayan yenilikler, geçiş. Şuursuz değişiklik, yanındaki diğer kartlarda sert etkili ise, bir şok ya da bir hastalık yaşanacaktır.Güzel, yeni başlangıçları ifade eder. Bu kart, değişiklik getiren bir açılım için çok iyi bir karttır. Yeni bir hayat ve farklı bir yaşam tarzı başlar. Eski olaylar bu kartı seçen kişiyi artık üzmez, duygusallığından kurtulmuştur. Üzüntüler arkada bırakılır, artık mutlu, sevgi dolu günler başlar.

Ters  Ölüm tehlikesi atlatma. Bir felaketten kurtulma. Mecburiyet, bir işi zorla yapma. Beklenen yavaş gelişen bir değişim. Siyasi istikrarsızlık, ihtilal. Kamusal bir felaket. Bir liderin ölümü.Durgunluk, uyku ve tembellik. Ölümle ilgili düşünceler, arzulanan şeylerin zorla yok edilmesi.Hareketsizliği temsil eder. Bu kartı seçen kişi sürekli çıkmazdadır. Sürekli bir problem yaşar.

This entry was published on October 6, 2012 at 6:43 pm and is filed under Uncategorized. Bookmark the permalink. Follow any comments here with the RSS feed for this post.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: