SARAYLI KARTLARI

40 yaşından büyük erkek için Kral, 20 yaşından büyük kadınlar için ise Kraliçe belirleyici kart olarak seçilebilir.

Değnek Kralı: Girişimci, ihtiraslı bir erkek, asil ve cesur. İyi bir baba ve manevi yönden destekçi. Dost bir kişilik.
Değnek Kraliçesi: Girişimci, ihtiraslı bir kadın, asil ve cesur. İyi bir anne ve manevi yönden destekçi. Olgun ve iyi bir yönlendirici.
Kupa Kralı: Sevgi dolu, mutlu bir erkek, olgun ve yetenekli. Sevmeyi bilen, bilim, sanat, iş hayatı, din ve hukuk alanında uzman.
Kupa Kraliçesi: Sevgi dolu, mutlu bir kadın. Erkeğine ve evine bağlı. Hayal gücü geniş, sanatkar.
Kılıç Kralı: Kinci, nefret dolu bir kişilik. Güçlü bir düşman, kötülük yapabilen, güvenilmez bir erkek. Askerlik, hukuk veya devlet alanında otorite.
Kılıç Kraliçesi: Kinci nefret dolu bir kişilik. Dedikoducu, entrikacı. Kötü, güvenilmez bir kadın.
Para Kralı: Zengin bir erkek, başarılı, entrikacı bir kişi. Kendisi dışındakilere karşı bencil, düşman olabilecek bir kişilik
Para Kraliçesi: Zengin bir kadın, başarılı, entrikacı bir kişi. Kendisi dışındakilere karşı bencil. Kendi kendine yetebilen bir kadın.

20-40 Yaş Arası Erkekler: Şövalye 
Değnek Şövalyesi: Girişimci, ihtiraslı genç biradam, bekar, arkadaş ve sevgili olabilen. Vericiama yırtıcı. Enerjik bir kişilik.
Kupa Şövalyesi: Sevgi dolu, mutlu bir genç adam. Sevilen, sevebilen, ince ruhlu ve sevecen bir kişilik.
Kılıç Şövalyesi: Kinci, nefret dolu bir kişilik. Düşmanlık yapabilen, becerikli, cesur ve saldırgan bir kişilik.
Para Şövalyesi: Zengin, genç bir adam. İlgisiz ve kayıtsız, entrikacı bir kişilik.

20 Yaşından Küçük Erkek ve Kadınlar.
Değnek Prensi: Girişimci bir çocuk. Heyecan verici iyi haberler. Haberci.
Kupa Prensi: Sevgi dolu, mutlu bir çocuk. Yeni doğum haberleri. Danışana hizmet etmek isteyen biri.
Kılıç Prensi: Kinci, nefret dolu bir kişilik. Kötü veya geciken haberler. Casus ya da bir arabulucu.
Para Prensi: Bolluk içinde bir çocuk. Parayla ilgili bir mektup, haber. Ayrıntılara önem veren bir işadamı, yönetici.

Belirleyici kart, burçlara göre de seçilebilir. Buna göre danışan veya hakkında soru sorulacak kişinin burcuna göre bir kart seçimi yapılabilir.

Koç, Yay ve Aslan : Değnek
Balık, Yengeç, Akrep : Kupa
Terazi, İkizler, Kova : Kılıç
Boğa, Başak, Oğlak : Para

PRENS KARTLARI

Prensler, bize dışarıdan sunulan ya da yolumuza çıkan fırsatları temsil ederler. Kupa Prensi ise bize bir başkasından gelen, hoşnutluk ve şükran duygusu yaşatan bir sevgi ifadesi ya da bir barış önerisidir. Bir iltifat, bir jest, bir övgü, bir duygusal doyum yaşama fırsatıdır ve bizi mutlu eder.

Şans, hazırlık ile fırsat birbirleriyle karşılaştıklarında başına gelen şeydir. 

~ Seneca ~

Seneca’nın yukarıda bahsettiği şans bizim Saray Kartlarındaki Prenslerimizdir.Prensler bize dışarıdan sunulan, sunulacak ya da sunulmuş olan fırsatlardır, ancak onları şansa dönüştürebilmemiz için hazır olmamız gerekir. Aynı pişti oynarken kağıtlar dağıtıldığında elimize gelen ve ortadaki bütün kağıtları toplayacak olan valeyi nerede ve ne zaman atacağımızı bilmemiz gerektiği gibi. Kimi zaman pişti vermemek için valeyi harcamamız bile gerekebilir. Bu da prens için hazır olmadığımız anlamına gelir.

 Diğer üç prens için böyle düşünmezken, prens ve şans kelimelerini bir arada görünce gözünüzde Kılıç Prensi canlanıyor ve bu kart nasıl olur da bir şans olur diye düşünüyor olabilirsiniz. Halbuki Kılıç Prensi’nin şöyle bir ifadesi vardır, o içinde bulunulan anda edinilmesi gereken farkındalığın ve netliğin habercisi, elçisidir.

 Kılıç Prensi‘nin karşısında aynı pozisyonu almak durumundayızdır. Ama bu pozisyonu almak, yalnızca bu kartın habercisi olduğu ve bize yönelecek olan eleştiri ve tartışma karşısında sağlam durmak ve rüzgârın bizi savurmasına izin vermemek anlamındadır. Yani hemen savunmaya geçip kılıcı savurmaya kalkışmamalı, yöneltilen savlar yersiz ve asılsız da olsa, içine düştüğümüz bu durumla ilgili farkına varmamız veya öğrenmemiz gereken şeyin ne olabileceğine bakmamız gerekir. Ne de olsa elçiye zeval olmaz.

Kupa Prensi‘nin  elindeki, içinde balık olan kupadan daha güzel bir jest olabilir mi? Belli ki bir hoşluğun habercisi bu prens. Bu ya bir kompliman, ya bir sevgi gösterisi ya da bir uzlaşma önerisidir ve her durumda bizim duygularımızı okşar. Kimbilir, belki iş yerinde bir övgü ve takdir veya ilişkide bir barışma önerisi ya da evlilik teklifi veya bize içsel bir doyum verecek olan bir destektir bu.

Değnek Prensi‘nin değneğinin filizlenmiş oluşundan da anlarız ki bize önerilen fırsat bir canlılık fırsatıdır. Bu teklifte bizi kanatlandıran bir heyecan ve coşku vardır, bizi uçurur. Hatta bazen hızımızı alamayıp bu uçuşu yurtdışına kadar uzatabiliriz de. Ama süratin heyecanına kendimizi o kadar da kaptırmamamız ve riskleri mutlaka hesaplamamız gerekir. Ne de olsa değnek riski sever ve bazen dozunu kaçırabilir.

Para Prensi‘nin fırsatını kaçırmamak ve bunun için gözümüzü açık tutmak gerekir. Bu fırsatı yakalarsak bizimle kalacaktır, çünkü yapılabilirlik ve kalıcılıktır bu prensin bize sunduğu fırsatın özelliği. Belki para kazanır, yatırım yaparız, belki her anlamda bir yapı inşa ederiz. Bazen de yalnızca bir tensel doyumdur yaşayacağımız, ama ya sadece o değil de içinde paranın bir diğer ifadesi olan bağlılık da varsa, daha ne isteriz?

ŞÖVALYE KARTLARI

Şövalyeler ve atları, onları birbirlerinden ayrı düşünmek olası değil. Dolayısıyla bizim  şövalyelerimizin de atları var. Üstelik sadece at değil, birer de zırhları var. Günlük hayatımızda at deyince aklımıza at yarışı, dizginler ve beygir gücü gelir. Bu da gereksiz yarışa girmemek, atın gücünü dengeli ve yerinde kullanabilmek, at şaha kalktığında bile kontrolü kaybetmemek için dizginleri iyi idare etmemiz gerektiği anlamına gelir. Zaten bunu ifade eden, “Yularsız ata binilmez,” diye bir atasözümüz bile vardır.

 Şövalyeler içinde bulunulan ya da karşı karşıya gelinen atmosferleri, ortamları temsil ederler. Bu ortamlar içerisindeyken sürüklenip gitmemek, özgür irademiz dışında bir etkiye kapılmamak için dizginleri elden bırakmamamız gerekir. Bu ortamlarda darbe de alabiliriz, ama kuşandığımız zırh bu darbenin yalnızca bizi kendimize getirecek, bize bir şeyleri farkettirecek ve ölümcül yara almamızı engelleyecek düzeyde kalmasını sağlar. Ancak dizginlere bizi yaşamdan alıkoyacak kadar sıkı sıkıya sarılmak ve yaşamın içimize nüfuz etmesini engelleyecek kadar kalın zırha bürünmek de yanlıştır.

 Şövalyeler içerisinde Kılıç Şövalyesi dizginlerin kontrolüne ve zırha en ihtiyaç duyduğumuz karttır. Atmosferi buz gibi, dili ise sivridir. Çatışmaktan kaçınmaz, çünkü şimdi dişini sıkma zamanı değildir. Eleştirir ve fikrini var gücüyle savunur. Ancak burada neden bu kadar saldırarak savunma durumunda olduğunu düşünmesi, eğer bir an duracak olsa neler olabileceğini sorgulaması ve karşısındakinin ona ne söylediğini dinlemesi gerekir. Aksi takdirde keskin sirke küpüne zarar verebilir.

 Kupa Şövalyesi bize, üzerindeki zırha ne gerek var ki dedirtecek bir karttır. Ne de olsa bu kartın temsil ettiği ortam göz kamaştırıcı, duygu dolu, huzurlu ve barışçıl bir ortamdır. Ama her şeye rağmen burada da zırh gerekir. Çünkü şövalye ona sunulan bu ortama kendisini kaptırmadan önce, içinden gelen duygular ile ona uzatılan kupayı, gerçek mi değil mi diye bir süzgeçten geçirmek durumundadır. Aksi takdirde belki de yalnızca bir fantezinin peşine düşecektir.

 Değnek Şövalyesi‘ne baktığımızda sanki yüzümüzü bir alev yalar. Değnek serisinin ateş elementinin hakkını vermektedir bu kart, çünkü resmettiği ortam çok ateşlidir. Şövalye adeta coşkuyla ve sabırsızlıkla sürüklenmekte, maceraya atılmak için pek bekleyecekmiş gibi görünmemektedir. Ancak burada asıl hedefini yitirip yitirmediğini   iyi sorgulaması gerekir. Aksi takdirde yangına körükle gidip, o yangında kor gibi olacak olan zırhın içinde kendi kendini yakması da muhtemeldir.

 Para Şövalyesi‘nde hiçbir hareket emaresi görmeyiz. Şövalye ve atı yere sağlam basmışlardır. Şövalye kararlı ve sistemli çalışması sonucu eline aldığı Para Ası’yla yöneleceği en sağlam ve güvenilir güzergâhı belirlemeye çalışır gibidir. Ancak burada yere gerçekten sağlam mı basmaktadır, yoksa sağlam basamayacağı kokusuyla olduğu yerde takılıp kalmış ve bir türlü ilerleyememekte midir? Şövalyenin mutlaka bunun ayrımına varması gerekir.

 Yolculuklarınızda atlarınızın ve zırhlarınızın size birer engel değil yoldaş olabilmeleri dileğiyle

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: